14 Mayıs

2012

Yine de güneşlik bir yer istiyorum. Yeşillik bir yer. Herkes Kır’a sığındı. Kent’i bana, benim gibilere bıraktılar: Pisliğim, Çukurum! Hayalin ve Güzelliğin rahmi!
Dört yanına yayıldım.
Yatıyorum bütün mezarlarında.
Benim gezinti alanım iki küçük saksı. Yetiyor bu gümrah arazi: Balkon, bahçe ve kabir:
üst kattaki dul her sabah ve akşamüstü sularken çiçeklerini beni de suluyor çünkü.

fena deil

14 Mayıs

2012

Yağmur çiseliyor! Akıp gitsin üstümdeki küf! Yakam bağrım fora. Üç duble votkanın beklentisindeyim; dört şiddetinde bir deprem! ‘Mal ve can kaybı: dokuz gökdelen çökmesi ve üç kalp krizi’.
Gündelik nefretin maliyetini kurtarmasa da fena değil.

14 Mayıs

2012

kötümser yalnız tüneli görür,iyimser tünelim sonundaki ışığı görür,gerçekçi tünelle birlikte ışığı hemde gelecek treni görür
insanlar özgür olarak doğar,ama her yerde zincire vurulmuş olarak yaşarlar.

14 Mayıs

2012

bir gün sonu ağzımda çalkaladım
tütün ve yağmur kokan yalnızlığını,
çürüyen bir başak gibi yazık
boğulmuş bir çocuk gibi korkunç
gurbetçiliğine aşılandım.
İşte aşılandığım öteki şeylerin:
Durmadan çay demleyen
fırtına gibi uğuldayan sohbetin,
çakmaktaşı gibi dayanıklı yüreğin
zeytin yıkayan ellerin
çaparideki ellerin
mavzer tutan ellerin.

14 Mayıs

2012

Dostlar ırmak gibidir, kiminin suyu az, kiminin çok…Kiminde ellerin ıslanır yalnızca kiminde ruhun yıkanır boydan boya..

Toplam 273 sayfa, 2. sayfa gösteriliyor.12345...102030...Son »